Derneğe Aidat borcu olan üyelerimiz,Aidatlarınızı en kısa zamanda ödemenizi bekliyoruz.
Üye olmayanlarıda üye olmaya davet ediyoruz.

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

PADİŞAH FERMANI İLE KAYIKCILIK İMTİYAZI

Padişah Fermanı İle Kayıkçılık İmtiyazı

 

Osmanlının son dönemlerinde İstanbul'a gelen Çankırılılar bilhassa leblebicilik yaparlardı.

 

Sultan Aziz'in saltanat kayığında çalışan hamlacılardan (kürekçiler) memnun kalması üzerine bir istekleri olup olmadığını sorar.

 

Onlarda gösterilecek bir yerde kayık çalıştırmak için ruhsat isterler.

 

Sultan Aziz bu isteği uygun bulur ve onların (Çankırı-Gümüşdöven/Alpsarı) Haydarpaşa ile Kadıköy arasında kendi vakıf kayıklarında çalışmalarını KAYIKÇILAR KETHÜDASI vasıtasıyla irade eylemiştir.

 

( Hicri 1319(m.1901–1902) de bir zabıta vak'ası, Kadıköy-Haydarpaşa arasında işleyen Çankırılı sandalcılar üzerine rastlanılan en eski kayıttır.)

 

Bağdat demiryolu yapılıp Haydarpaşa demiryolunun başlangıç noktası olunca, Kadıköy'ü ile Haydarpaşa arasında kayıkçılık gediği daha büyük bir ekmek kapısı oldu Gümüşdöven'liler için.

Kadıköy-Haydarpaşa iskeleleri arasındaki kayık gediğini elde eden Çankırılılar, Korgun ve Gümüşdöven/Alpsarı uşakları 48 kayıkla başladıkları bu yaşam mücadelesinde bir ara 50 kayığa kadar çıktılar.

 

Haydarpaşa Kadıköy arasında başlayan seferlere daha sonra Kadıköy-Üsküdar hattı da eklendi.

Kayıkçıların yerini sandallar alınca gedik de sandal gediği oldu.

 

Kadıköy- Haydarpaşa arasındaki sandalcılık bir müddet sonra yalnız Gümüşdöven/Alpsarı'lılara kalmıştır.

 

Gedikleri kalktıktan sonra da ananesini devam ettirmişlerdir.

1963 yılında da iki iskele arasında 48 sandal işlemektedir. Ekseriya dolmuş usulü tatbik ederler, adam başı 50 kuruş alırlardı. Sandallarına azami 4 müşteri bindirilir seferde 2 lira kazanılırdı.

 

 

Haydarpaşa'dan Kadıköy'e yaya ulaşım çok zordu.

 

Şuan kullanılan Et balık Kurumu ve Haydarpaşa protokol cami önünden

Kadıköy'e uzanan yaya yolunun olduğu arazi demiryolu sahası içinde olup, trenden inen yolcular önceleri demiryolu üzerindeki fevkani köprü ile Çayırbaşı'na ulaşırlardı. 1950'li yıllarda Numune hastanesinin önünden Kadıköy'e uzanan yolda demiryolu üzerine yapılan çelik köprünün ortasından bir rampa şeklindeki viyadükle Haydarpaşa Gar çeşmesinin bulunduğu köşeye inilirdi.

 

Sandalı tercih etmeyen yolcular bu yolu kullanarak Kadıköy'e gidelerdi.

 

Alpsarı Köyü O yıllarda Alpsarı köyü 120 ev imiş.

 

Erkeklerin hepsi 15–16 yaşlarında gurbetçi olurlarmış.

 

İstanbul'a gelenler Kadıköy-Haydarpaşa arasında sandalcı olurmuş.

 

Yeni gelen acemi delikanlı, işe babasının yahut büyük kardeşinin sandalında başlar imiş.

 

Kendi aralarında nizam olarak altı aylık talim devreleri varmış. Bu altı ay içindehem kürek çekme, hem sandalı kızağa çekme ve hem de yüzme öğrenirlermiş.

 

 

Yüzme öğrenme işi son zamanlarda konulmuş. 1963'de yaşı kırk ve kırkı aşkın olan Çankırı Alpsarı köylü sandalcıların hiç biri yüzme bilmezmiş.

 

Altı aylık talim devresi içinde genç sandalcılar Kadıköy- Haydarpaşa arasından gayrı hiçbir yere, hatta Salacak'a bile müşteri alıp götüremezlermiş.

 

Çankırılı sandalcılar 15–16 yaşlarında Alpsarı'dan çıkarlarken, hemen istisnasız evlenip gurbete çıkarlardı.

 

Kış, sandalcılığın boğaz tokluğuna çalışıldığı mevsimdir. Sandalların yarısından fazlası Kurbağalıdere'ye

götürülüp emanetçiye bırakılır, bilhassa genç sandalcılar köye kendilerini bekleyen eşlerinin yanına dönerlerdi.

 

Alpsarı'dan bekâr çıkıp da İstanbul'da evlenen Çankırı sandalcıları 30 yıl içinde ancak iki kişi olmuştur.

 

KAYNAK:http://www.kentvedemiryolu.com/

 HAZIRLAYAN

 AHMET LAFCI

 alsaninsaat@hotmail.com


Yorumlar - Yorum Yaz