Derneğe Aidat borcu olan üyelerimiz,Aidatlarınızı en kısa zamanda ödemenizi bekliyoruz.
Üye olmayanlarıda üye olmaya davet ediyoruz.


DERNEĞİMİZİN 10 TEMMUZ 2020 İTİBARI İLE 9 BİN TL BORCU VARDIR

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ALPSARILI SANDALCILAR

ALPSARILI SANDALCILAR                                               

Halen Kadıköyü ile Haydarpaşa iskeleleri

arasında işleyen sandalcıların hepsi Çankırı’nın A(l)psarı köyündendir. İstanbul iskelelerinde kayıkcılık, sonradan sandalcılık eskiden gedik usûlüne bağlı idi.Gedik; hem kayıkların sayısı dondurularak tespit edilmiş, bir fazla bir eksik olmaz, hem de her iskeleye işleyen kayıkcılar, ya şehir uşağı olur, yahud ki taşradan gelmiş bekâr uşakları ise aynı kasaba, hattâ aynı köy halkından olurdu.

 

Şirket-i Hayriye ile İdare-i Aziziye adı ile Devlet Deniz Yolları limanda vapur işletmeye başladığı zamana kadar  Kadıköy iskelesi kayıkcıları Rum idi.Limanda vapurlar işletip Boğaziçi hattı Şirket-i Hayriye’ye; Adalar,  Kadıköy, Yeşilköy ve Pendik hatları da İdare-i Aziziye’ye verilince , Kadıköy-İstanbul arası kayıkcılık büyük bir buhran geçirdi. Vapuru kaçıran müşteriler bile kayık ile İstanbul’a gitmeye, diğer vapuru beklemeyi tercih ettiler. Hepsi Kadıköyü’nün ayak takımından şehrî(şehirli) oldukları için rum kayıkcılar da başka sahalarda iş tuttular. Bağdat demiryolu yapılıp Haydarpaşa demiryolunun başlangıç noktası olunca, Kadıköyü ile Haydarpaşa arasında kayıkcılık için yeni bir gedik tesis edildi. Gediği İstanbul’a iş için gelen Çankırılılar elde ettiler.

 

O zaman İstanbul’a gelen Çankırılılar bilhassa leblebicilik yapardı. Kadıköy-Haydarpaşa iskeleleri arasındaki kayık gediğini elde eden Çankırılılar, Korgun ve A(l)psarı uşakları oldu.. Bu gedik 48 kayık olarak tesis edildi ve yalnız bu iki iskele arasında değil, Kadıköy ile İstanbul ve Üsküdar arasında da gider gelir oldular. Kayıkcıların yerini sandallar alınca gedik de sandal gediği oldu.

  

Hicri 1319(m.1901-1902) de bir zâbıta vak’ası, Kadıköy-Haydarpaşa arasında işleyen Çankırılı sandalcılar üzerine, bizim rastladığımız en eski kayıttır.

 

Kadıköy- Haydarpaşa arasındaki sandalcılık bir müddet sonra yalnız A(l)psarılılara kalmıştır. Gedikleri kalktıktan sonra da an’anesini devam ettirmişlerdir. Bu yazının yazıldığı 1963 yılında da iki iskele arasında 48 sandal işlemektedir. Ekseriya dolmuş usulü tatbik ederler, adam başı 50 kuruş alırlar. Sandallarına azami 4 müşteri alırlar, yani seferi 2 liradır.

 

                 KAYIKÇILARIN ANLATIŞIYLA ALPSARI

 

Kendi rivâyetlerine göre, Alpsarı köyü 120 ev imiş. Erkeklerin hepsi 15-16 yaşlarında gurbetçi olurlarmış. İstanbul’a gelenler Kadıköy-Haydarpaşa arasında sandalcı olurmuş. Yeni gelen acemi delikanlı, işe babasının yahut büyük kardeşinin sandalında  başlar imiş.Kendi aralarında nizam olarak altı aylık talim devreleri varmış. Bu altı ay içinde hem kürek çekme, hem sandalı kızağa çekme ve hem de yüzme öğrenirlermiş. Yüzme öğrenme işi son zamanlarda konulmuş. 1963’de yaşı kırk ve kırkı aşkın olan Çankırı Alpsarı köylü sandalcıların hiç biri yüzme bilmezmiş. Altı aylık tâlim devresi içinde genç sandalcılar Kadıköy- Haydarpaşa arasından gayrı hiçbir yere, hattâ Salacak’a bile müşteri alıp götüremezlermiş.

 

            Bu Çankırılı sandalcılar 15-16 yaşlarında A(l)psarı’dan çıkarlarken, hemen istisnâsız evlenip, tâze, körpe güvey iken çıkarlar. Kış, sandalcılığın boğaz tokluğuna çalışıldığı mevsimdir. Sandalların yarısından fazlası Kurbağalıdere’ye götürülüp emanetçiye bırakılır; bilhassa genç sandalcılar köye kendilerini iştiyakla bekleyen karılarının yanına dönerler. A(l)psarı’dan bekâr çıkıp da İstanbul’dan kız alıp evlenen Çankırı sandalcıları 30 yıl içinde  ancak iki kişi olmuştur.

 

            Bekâr odalarında barınırlar. Bir kısmı yazın iskeleye bağladığı sandalının içinde yatar. Öğle yemeklerini sandallarının içinde yerler. Bir olta edinip nöbette olmadıkları sıralar kendi nefisleri için balık tutanları pek enderdir. Gayetle para canlısıdırlar; kazançları da çektikleri mihnetle denk değildir. 1963’de günde en çok 15 lira, ayda 500 lira kadar alabilmekte idiler. Artık gedik usulü olmadığı halde aralarına bir yabancı karışıp bu iki iskele arasında sandalcılık yapamaz, barındırmazlar. Aralarından şerir çıkmaz; para canlısı oldukları halde hırsızlık veya herhangi bir edepsizlik yapanları görülmemiştir, sarhoşları yoktur. Çoğu ehli dil, dilbaz, kalender meşrebdir; dinî ibadetlerinde kusursuzdurlar.  1950’de içlerinden Mehmet Pehlivan: “Sandalcılık öyle bir iştir ki, insan nelerle karşılaşmaz. Adamın başına her şey gelir, ama biz her şeyi hoş görürüz, kimseye kötü gözle bakmayız ve ser verir sır vermeyiz..” diye başlayarak büyük şehir hayatının ruh hekimleri tarafından tahlile değer taraflarını anlatmıştır.

 

            Kadıköy-Haydarpaşa arasının Çankırılı sandalcıları-hemen istisnâsız- pür sıhhat adamlardır. Güçlü-kuvvetli, fakat hareketli, çalak, uçarlı, koşarlı değildirler. Bütün köylüler gibi şehirliye karşı daima şüphe ile bakarlar.

 

            Çankırı’nın A(l)psarı köyünden Kadıköy-Haydarpaşa arasında işler sandalcıların 1963’de nizam ustası adını verdikleri kâhyaları İsmail Arslan (lafcı)adındaki sandalcı idi.

 

            Kadıköy’deki iskeleleri, denizden bakıldığına göre, vapur iskelesinin sol tarafında kalan rıhtımdadır. Rıhtımın öbür tarafında 1963 de Kadıköy Nikâh Dairesi olan eski İnci Gazinosu’nun yanında bir sandal çekek yerleri, kızakları vardır. İstanbul’dan Kadıköyü’ne gelen vapurlardan yolcular çıkarken:Haydi Haydarpaşa’ya!... Haydarpaşa’ya!...” diye bağrışmaları da iskele başının, rıhtım boyunun alışılmış sesi, nağmesidir.


KISA BİR YORUM

         

Alpsarılı Sandalcılar ile ilgili resimlerden sonra buna dair yazıyı da sunmuş bulunuyorum. Yukarıdaki yazıyı kaleme alan yazarımız,  kayıkçılarla bire bir görüşmüş ve ciddi bir inceleme yapmıştır.

Sandalcıların  günlük yaşayışları ve kendi anlatımlarıyla Alpsarı köyü hakkında mâlumata yer verilmiş;  fizikî durumlarını yansıtan karakalem resimler, işinin ehli bir ressam tarafından çizilerek yazıya eklenmiştir. 1963’de yazılmış bu yazıdan öğrendiğimiz  önemli hususları, şöyle özetlemek mümkündür.

1)Kadıköy –Haydarpaşa arası sandalcı gediğini, Alpsarılı hemşehrilerimiz 19. yüzyılın sonunda , 20. yüzyılın başında ele geçirmişlerdir. (Daha önce ferdi olarak kayıkçılık yapmış olanlar olabilir.)

2) Kadıköy –Haydarpaşa hattında kayık sayısı, 48 olarak belirlenmiştir.

    

           

3)Yazar, 1950’de çalışan kayıkçılardan  Muhittin Pehlivan ve 1963’de Nizam ustası olan İsmail Arslan(lafcı) ile bizzat görüşmüş ve yazıda adlarını zikretmiştir.

   

RESİM İSMAİL LAFCI        

 4) Yazar, bu insanların yüksek ahlak sahibi, dürüst, sır tutan, dinî ibadetlerinde kusursuz olduklarını söylemektedir ki, kanaatimizce ortalama Çankırılıyı tarif etmiştir.

Merhum Ragıp Akyavaş’ın yazısındaki ifadeler ile “…Hepimizin tanıdığı bu kayıkçılar kendi hallerinde mûnis insanlardır. Üzerinde çalıştıkları deniz ne kadar hırçın ve sert ise, bunlar da o kadar yumuşaktırlar.

Derler ki; tabiat sirayet edicidir. Hiç de öyle değil. Toprağın bütün sükunetine rağmen üstünde çalışan şoförlerin hırçınlıklarından yaka silkmiyor muyuz? Bu kayıkçılar karadaki meslektaşlarının aksine argo da konuşmazlar.

Hele yutturmaca nedir bilmezler. Kanaat ehlidirler. Muayyen tarifeden ne bir akçe eksik ne bir akçe fazla istedikleri işitilmemiştir. …” örtüşmektedir. Bu hususlar, bizi şaşırtmamış, ancak hemşehrilerimizin bu niteliklerinin başkalarınca da tespit ve takdir edilmesi, onlar ile bir defa daha iftihar duymamıza vesile olmuştur.


AHMET LAFCI ve ALPSARILI'LARA

                       
           Benim için zevkli bir çalışma idi. Çankırı insanının çalışkanlığı, kanaatkârlığı , dürüstlüğü ve öteki iyi niteliklerini bir defa daha görmenin mutluluğunu yaşadım. İmkân bulabildiği zaman başarılı olduğuna yeni bir delil oluşturdu Alpsarılı kayıkçılar...
          Bu sitede şeffaf şekilde izlendiği üzere köyün adının Alpsarı olarak tescili, Şair Vehhaç ve Sandalcıların hikayesi sürecini hep birlikte yaşadık..
          Sizden açık bir ricada bulunacağım değerli Ahmet Lafcı...
          Bu yazı dolayısıyle buraya aksettirdiğimiz karakalem resimleri PANO haline getirtip dernek duvarına asmanızı bekliyorum.
         Şahsınızda bütün Alpsarılı kardeşlerimize selâm, saygı ve muhabbetler...
HAKKI DURAN Çankırı 21 Dönem Milletvekili - MHP

Yorumlar - Yorum Yaz